BIST 100
13.981,05 -1,90%
DOLAR
47,1588 0,14%
EURO
53,9628 0,02%
GRAM ALTIN
6.090,90 1,15%
FAİZ
41,49 0,95%
GÜMÜŞ GRAM
84,91 0,92%
BITCOIN
64.122,00 0,07%
GBP/TRY
63,4890 -0,20%
EUR/USD
1,1439 -0,03%
BRENT
88,17 4,68%
ÇEYREK ALTIN
9.958,62 1,15%
17 Temmuz 2026 - 21:02 Abdullah Gül gerçekleri
16 Temmuz 2026 - 21:11 Büyükerşen’den Kötü Haber
16 Temmuz 2026 - 21:07 Rezillik Türkiye’de Yaşandı
16 Temmuz 2026 - 20:56 Model Tessy’inin İlk İfadeleri
16 Temmuz 2026 - 20:25 Genç delikanlı
15 Temmuz 2026 - 21:07 Çömez Son Yolculuğa Uğurlandı
15 Temmuz 2026 - 21:02 Eski Bakan Evinde
İstanbul Açık
İstanbul hava durumu
25 °

75 yaşındayım. Hasan’la o evi kendi ellerimizle inşa etmiştik

75 yaşındayım. Hasan’la o evi kendi ellerimizle inşa etmiştik. Her kirişi, her tuğlası… Sadece bir yapı değildi; ömrümüzdü. Bir oğlumuz vardı, Ahmet. İyi kalpli, fazla güvenen biriydi. Sonra Tülay’la evlendi. Gülüşü keskindi. Dili daha da keskin. Ben kek ikram ederken, “Bazılarımız kilomuza dikkat eder,” derdi alayla. Hasan kulağıma eğilip, “O, Ahmet’i seveceğinden çok kendini seviyor,” diye fısıldardı. Yanılmamış. Ahmet 41 yaşında aniden vefat etti. İki ay sonra Hasan’ı da kaybettim. Cenazeleri neredeyse hatırlamıyorum; aklımda kalan tek şey sonrasındaki o derin sessizlik. Sonra Tülay geldi. Topuklu ayakkabıları, ağır parfümü ve sahte bir üzüntü ifadesiyle. “Zor bir yıl oldu, değil mi?” dedi. “EVİ SATTIM. ÇOK FAZLA ANI VAR.” “Ahmet’in evini mi sattın?” diye sordum. “TEKNİK OLARAK BENİM. ANILAR FATURALARI ÖDEMEZ.” Bir hafta içinde evi tamamen ele geçirdi. Yabancılar, yüksek sesli müzik, bitmeyen partiler… Hasan’ın koltuğu bile gitmişti. İtiraz ettiğimde yüzüme bağırdı: “DRAMA YAPMA, YAŞLI KADIN. ÜÇ GÜNÜN VAR.” Üç gün. “Tapu benim adıma,” diye fısıldadım. Sırıttı. “POSTANI GERÇEKTEN KONTROL ETMELİSİN.” Ertesi sabah yatak odam kilitliydi. Kıyafetlerim kutulara doldurulmuştu. Bana eski bir yoga matı fırlattı. “TEBRİKLER! AHIR ARTIK TAMAMEN SENİN.” Ve ben, kendi evimin bahçesindeki eski ahırda yatmaya başladım. Soğukta. Aşağılanmış halde. İçeriden gelen kahkahaları dinleyerek… Ta ki bir gece o kahkahalar aniden kesilene kadar. Ve Tülay çığlık atmaya başlayana kadar. Öfkeyle değil. Korkuyla. Dışarı çıkıp araba yoluma giren şeyi gördüğümde ise şunu anladım: Tülay, işin çok önemli bir kısmını tamamen yanlış anlamıştı. devamı diğer sayfada

İlginizi Çekebilir

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?