Ankara kulislerinde gün boyu fısılı nalinde dolaşan bir gelişme, akşam saatlerine doğru adeta bir siyasi depreme dönüştü. Uzun süredir iktidara yakın çizgisiyle bilinen gazeteci Dem Küçük ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında ciddi bir görüş ayrılığı yaşanıdığı konuşulurken, Cem Küçükten gelen son açıklama tartışmatan bambaşka bir beyuta taşıdı. Siyaset kulislerini yakından takip edenler bu sözlerin ardından artık hiçbir sey eskisi gibi olmayacak yorumunu yapmaya başladı
Her firsatta iktider politikalarına verdiği destekle tanınan televizyon ekraniannda sert çıkıştanyla bilinen Cem Küçükün bu kez farklı bir tonda konuşması, dikkatli kulaklardan kaçmadı. Küçük’ün kullandığı ifadeler, sadece muhalefet cepnessinde değil, iktidar çevrelerinde de şaşkınlık yarattı. Villardır ayrı satta görülen iki isim arasında **görünmeyen bir çatlağın artık giztenemedigi yorumlan yapımaya başlandı.
Gerginliğin titilini ateşleyen açıklama, canii yayında geldi. Cem Küçük, alışılmış savunma reflekslerinin dışına çıkarak, son dönemde atılan bazı adımanın toplumda ciddi bir kınımaya yol açtığını söyledi. Bu sözler, Ankarada yeniu uyandınırken, “Bu sözler kime? sorusu saniyeler içinde sosyal medyada gündem oldu. Küçükün özellikle karar sima süreçlerine dair yaptığı vurgular, doğrudan Cumhurbaşkanlığı politikalarına gönderme clarak okundu
Söz konusu açıklamanın ardından kulislerde have bir ande değişti. Normal şartlarda Cem Küçükün açıklamalarını sluşlayarı bazı çevrelerin sessizliğe bürünmesi dikkat çekti. Bu sessizlik, gerginliğin boyutunu daha da görünür hale getirdi. Kulis bilgilerine göre, açıklamanın ardından bazı üst düzey isimier Bu ton alışık olduğumuz bir ton değil
değerlendirmesinde buluntu
Dem Küçükün çıkışını bu kadar sarsıcı yapan unsur ise, sadece eleştiri değil, zamanlaması oldu. Utke gündeminin zaten son derece hassas olduğu bir dönemde gelen bu sözler, içeriden gelen bir itiraz olarak yorumlandı. Küçükün, yılardır savundugu çizgiden bu denii net bir sapma göstermesi, Erdoğan ile arasındaki lişkinin sorgulanmasına yol açtı.
Sosyal medya ise adeta alev aldı. Kısa sürede binlerce paylaşım yapıldı, “Cem Küçük Erdoğan’a rest mi çekti?” sorusu trend listelerine girdi. Bazı kullanıcılar bu çıkışı gecikmiş bir uyarı olarak değerlendirinken, bazları ise bunun kontrollü bir mesal olduğu görüşünü savundu. Ancak ortak kanaat şuydu. Bu açıklama sıradan değildi.
Siyaset yorumculanına göre yaşanan bu gerilim, sadece iki isim arasındaki kişisel bir mesele olarak okunmamal. Bu durum, iktidar çevresinde bir süredir konuşulan rahatsızlıkların dışa vurumu olarak görülüyor. Cem Küçükün süzieri, bu rahatsızlığın yüksek seste dile getirildiği nadir anlardan biri olarak kayıtlara geçti.
Cumhurbaşkanlığı cephesinden ise dikkat çeken bir sessizlik häkim. Herhangi bir yanıt gelmemesi, kulislerde tarka senaryolann konuşulmasına neden oldu. Bazılan bu sessizliğin fırtına öncesi sessizlik olduğunu söylerken, bazlen ita gerilimin büyümemesi için bilinçli bir tercih yaprağımı dile getiriyor.
Onümüzdeki günlerde bu çıkışın yankılarımım daha da artması bekleniyor. Cem Küçükün geri adım atıp atmayacağı, Erdoğan cephesinden dolaylı ya da doğrudan bir mesaj gelip gelmeyeceği merak konusu. Ancak Arikara kulislerinde herkesin hemfisir olduğu tek bir nokta var: “Bu açıklama, uzun süredir görünmeyen bir çatlağı gün yüzüne
çıkardı
Siyasetin sert kondorianında yanıklanan bu sözler, sadece bugünu degi, önümüzdeki süreci de etkileyecek gibi görünüyor. Bözler şimdi, bu beklenmedik çıkışın ardından atılacak yeni adımlara çevrilmiş durumda. Bu hikaye burada bitmedi; asl firtinanın henüz kopmadığını düşünenterin sayısı hiç de az değil.