BIST 100
11.151,03 -0,01%
DOLAR
49,8141 0,00%
EURO
55,4384 -0,12%
GRAM ALTIN
6.501,75 0,02%
BITCOIN
80.758,00 0,10%
FAİZ
39,59 -0,25%
GÜMÜŞ GRAM
87,19 0,02%
GBP/TRY
66,2925 -0,14%
EUR/USD
1,1128 0,03%
BRENT PETROL
109,77 -0,68%
ÇEYREK ALTIN
10.630,36 0,02%
İstanbul Parçalı Bulutlu
İstanbul hava durumu
13 °

Komşunun Gizemli Keki

Yeni taşındığımız apartmanın komşusu büyük bir hanımefendiydi. Her gün kapıdan geçerken “Bugün de kek yaptım, bir dilim alır mısınız?” der, elindeki tabağı uzatırdı. Bu durum ilk başta çok tatlı ve mahalle kültürünü yaşatan nostaljik bir hareket gibi gelse de, uzun vadede üzerimdeki kalori baskısını ciddi anlamda artırıyordu. Çünkü her sabah aynanın karşısına geçip kilo vermeye çalışan, porsiyonlarını gramla tartan biri için bu teklifler tam anlamıyla bir irade sınaviydi. Bir gün dayanamadım, içimdeki tüm direnci toplayarak, “Sağ olun, ama diyetteyim,” dedim. O da hiç bozuntuya vermeden, yüzündeki o samimi tebessümle, “Diyet falan boş ver, hayat kısa, tatlı yiyin,” demişti. O an içimden “Kolay söylüyorsunuz tabi hanımefendi, teraziye çıkan ben olacağım” diye geçirmiştim.Komşum neşeyle gülerek, “Siz diyeti bırakın, bugün ikimize de gerek var,” dedi. Kocası ise sessizce başını sallayarak onu onayladı. Ben şaşkınlıkla, bizzat gözlerinin içine bakarak, “Neden?” diye sordum. İçimde bir yerlerde belki de kentin en ünlü tatlı tarifini bizimle paylaşacaklarını ya da özel bir kutlama yapacaklarını düşünüyordum. Komşum muzipçe göz kırparak, “Çünkü bu keki yiyen bir daha diyet yapamaz,” dedi.O an meraktan çatlayacak gibi olmuştum. “Nasıl yani, içinde yasaklı bir madde mi var?” diye sormamak için kendimi zor tuttum. Komşum ve eşi ısrarla içeri davet edilmeyi bekleyince, kapıyı ardına kadar açıp onları içeri aldım. Salonun ortasındaki orta sehpaya tabağı özenle bıraktılar. Tabaktaki kek, bugüne kadar gördüğüm hiçbir pastane kekine benzemiyordu. Üzeri yoğun Belçika çikolatası sosuyla kaplanmış, içinde bolca kavrulmuş fındık taneleri ve karamelize edilmiş muz dilimleri adeta dans ediyordu. Mutfaktan yayılan o yoğun koku, irademin en zayıf noktasına doğrudan saldırıyordu. Komşum keki keserken büyük bir gururla anlatmaya başladı: “Bak kızım, bu tarif bizim ailemizin üç kuşaktır sakladığı bir sirdir. İçinde gram margarin yoktur, tamamen köy tereyağı ve hakiki çiçek balı ile yoğrulur. Ama işin asıl sırrı, fırından çıktıktan sonra üzerine dökülen o özel karamel sosundadır.” Çatalı keke batırdığım an, o yumuşacık dokuyu parmaklarımda hissettim. Dayanamayıp küçük bir dilimi ağzıma attım. O an başımdan aşağı kaynar sular döküldü sanki. Hayatımda yediğim en kusursuz, en muazzam lezzetti. Çikolatanın o hafif acımsı tatlılığı, muzun yumuşaklığı ve hamurun kıvamı mükemmel bir uyum içindeydi. Beynimdeki diyet merkezi saniyeler içinde devre dışı kaldı, yerine “Daha çok ye!” komutu yüklendi. Yanımda duran kocası gülerek bana baktı ve, “Geçmiş olsun komşu, ben de yıllar önce bu kek yüzünden diyeti bıraktım, şimdi yirmi kilo fazlam var ama hayatımdan inanılmaz memnunum” dedi. O gün dolaptaki tüm diyet listelerini, marul yapraklarını ve detoks çaylarını büyük bir kararlılıkla çöp poşetine tıkıp attım. Komşumun o gün kapıda söylediği söz kulaklarımda çınlıyordu: “Diyet falan boş ver, hayat kısa, tatlı yiyin.” O günden sonra ne diyet yaptım ne de o lezzeti unuttum. Komşumuzla da sıkı dost olduk; şimdi haftada bir gün beraber mutfağa girip o meşhur keki yapıyoruz. Ne de olsa hayat, kısıtlayıcı diyet listeleri için çok kısa ama bu tür tatlı kaçamaklar için tam kıvamındaydı.

İlginizi Çekebilir

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?