BIST 100
11.165,44 0,13%
DOLAR
49,8292 0,02%
EURO
55,6471 0,12%
GRAM ALTIN
6.516,66 -0,02%
BITCOIN
81.301,00 0,05%
FAİZ
39,50 -0,23%
GÜMÜŞ GRAM
86,51 -0,02%
GBP/TRY
66,4103 -0,02%
EUR/USD
1,1155 0,01%
BRENT PETROL
110,37 0,56%
ÇEYREK ALTIN
10.654,74 -0,02%
İstanbul Parçalı Bulutlu
İstanbul hava durumu
16 °

18 yaşındaki kızım tatilde kayboldu biriyle.

Derya’nın tatile gitmesinden birkaç gün sonra annesine gelen telefon, bütün hayatını değiştirdi. Genç kızın kaldığı pansiyondan sabah saatlerinde ayrıldığı ve sahile gitmek istediğini söylediği öğrenilmişti. Ancak akşam olmasına rağmen geri dönmemişti. Telefonuna ulaşılamıyor, arkadaşları da nerede olduğunu bilmiyordu. Annesi, kötü bir şey yaşanmış olabileceği korkusuyla hemen harekete geçti. Polise başvuruldu. Sahil çevresinde aramalar yapıldı, hastaneler kontrol edildi ve otobüs terminalleri araştırıldı. Derya’nın fotoğrafları çevredeki insanlara gösterildi. Ancak bütün çabalara rağmen genç kızdan hiçbir iz bulunamadı. Günler geçti, haftalar ayları kovaladı. Annesi her telefon çaldığında aynı heyecanla yerinden fırlıyordu. Belki kızını bulmuşlardı. Belki birisi onu görmüştü. Belki de Derya birazdan kapıdan içeri girecekti. Fakat beklenen haber bir türlü gelmedi. Herkes Umudunu Kesmesini Söyledi Aradan aylar geçtikçe çevresindeki insanlar, annenin artık hayatına devam etmesi gerektiğini söylemeye başladı. Bazıları en kötüsünü düşünmemesini, bazılarıysa kendisini bu kadar yıpratmamasını tavsiye ediyordu. Ancak bir anne için kayıp çocuğunu beklemek, takvim yapraklarının değişmesiyle sona ermiyordu. Derya’nın annesi, kızının odasını olduğu gibi bıraktı. Üniversiteye hazırlanırken aldığı defterler masasının üzerinde duruyordu. En sevdiği mavi elbisesi dolabında asılıydı. Telefonunda sakladığı son fotoğrafı ise başucundan hiç ayırmadı. Geceleri bazen kızının odasına gidiyor, yatağının kenarına oturuyordu. “Beni duyuyorsan, ne olursa olsun geri dön kızım,” diye fısıldıyordu. Yıllar ilerledi. Derya’nın 20’nci, ardından 22’nci ve 25’inci yaş günü geldi geçti. Annesi, kızının büyüdüğünü yalnızca takvimden hesaplayabiliyordu. Bir zamanlar 18 yaşında evden çıkan kızı, artık 30 yaşına gelmişti. Ancak annesinin gözünde o hâlâ kapıdan çıkarken gülümseyen genç kızdı. 30’uncu Yaş Gününde Gelen Telefon Derya’nın 30’uncu yaş gününde annesi evde tek başına oturuyordu. Yıllardır yaptığı gibi kızını düşünüyor, acaba bugün nerede olduğunu ve nasıl bir hayat sürdüğünü merak ediyordu. Tam o sırada telefonu çaldı. Arayan numara kayıtlı değildi. Normalde tanımadığı numaralara cevap vermeyen kadın, o gün nedense telefonu açtı. Karşı taraftan genç bir kadının sesi duyuldu. “Merhaba, Derya’nın annesi siz misiniz?” Kadının kalbi hızla çarpmaya başladı. “Evet, benim. Siz kimsiniz? Kızımı tanıyor musunuz?” Karşıdaki kadın kısa bir sessizliğin ardından cevap verdi. “Evet, Derya’yı tanıyorum. Size anlatmam gereken şeyler var.” Annenin elleri titremeye başlamıştı. Yıllardır beklediği haberin sonunda geldiğini hissediyordu. Genç kadın, birazdan telefonuna bir fotoğraf göndereceğini söyledi. Birkaç saniye sonra ekrana bir görüntü düştü. Fotoğraftaki kadın, annesinin hafızasındaki 18 yaşındaki Derya değildi. Yüzü değişmiş, büyümüş ve yılların izlerini taşımaya başlamıştı. Ancak gözleri aynıydı. Bir anne, kızının gözlerini nasıl unutabilirdi ki? Fotoğrafın altında kısa bir mesaj bulunuyordu: “Anne, hâlâ beni beklediğini biliyorum. Lütfen benden umudunu kesme.”Kadın gözyaşlarına engel olamadı. Yıllardır içinde sakladığı umut, o birkaç kelimeyle yeniden canlanmıştı. Derya Neden Yıllarca Ailesine Ulaşmadı? Telefondaki kadın, Derya’nın yıllar önce yaşadığı korkutucu olayların ardından ailesinden uzak kaldığını anlattı. İddiaya göre genç kız, tatil sırasında yaşadığı bazı olaylar nedeniyle büyük bir korkuya kapılmıştı. Sonrasında başka bir şehirde yeni bir hayat kurmuş, ancak geçmişte yaşadıklarını geride bırakmakta zorlanmıştı. Annesine ulaşmayı defalarca düşünmüş, fakat yaşadıklarının yeniden karşısına çıkmasından korktuğu için bir türlü cesaret edememişti. Yıllar boyunca annesinin kendisini arayıp aramadığını, hâlâ onu düşünüp düşünmediğini merak etmişti. Sonunda ailesiyle yeniden iletişim kurmaya karar vermişti. Annesinin aklında ise tek bir soru vardı: “Kızım şimdi nerede? Ona nasıl ulaşabilirim?” Genç kadın, Derya’nın yerini hemen söylemek yerine onun kendisiyle konuşmak istediğini belirtti. Ertesi gün annenin telefonuna bir adres gönderildi. Kadın, yıllardır beklediği buluşmanın gerçekleşeceği umuduyla yola çıktı. Kapı Açıldığında Yılların Özlemi Gözyaşlarına Dönüştü Saatler süren yolculuğun ardından küçük bir sahil kasabasına ulaştı. Kendisine gönderilen adrese doğru ilerlerken heyecandan adımlarını güçlükle atıyordu. Kapının önüne geldiğinde bir süre hareketsiz kaldı. Zile basmaya cesaret edemiyordu. Ya karşısına beklediği kişi çıkmazsa? Ya bütün bunlar bir yanlış anlaşılmaysa? Tam geri dönmeyi düşünürken kapı açıldı. Karşısında, fotoğrafta gördüğü kadın duruyordu. Birbirlerine birkaç saniye boyunca sessizce baktılar. Söylenecek o kadar çok söz vardı ki ikisi de konuşamıyordu. Sonunda genç kadın, gözleri dolu dolu annesine seslendi: “Anne…” Bu tek kelime, yıllardır biriken bütün özlemi ortaya çıkardı. Anne ve kızı birbirlerine sarıldı. İkisi de uzun süre ağladı. Kadın, yıllardır zihninde tekrar tekrar kurduğu bu anın gerçekten yaşandığına inanamıyordu. Derya bir süre sonra annesinin yüzüne baktı ve titreyen bir sesle sordu: “Beni affedebilecek misin?” Annesi kızının ellerini tuttu. “Ben seni yıllarca bekledim kızım. Senin hayatta olduğunu bilmek benim için her şeyden önemli. Şimdi buradasın ya, gerisi zamanla çözülür,” diye cevap verdi. Yıllar Sonra Yeniden Anne-Kız Oldular O gün sahil kenarında saatlerce konuştular. Derya, geçen yıllarda yaşadıklarını anlattı. Annesi de kızının yokluğunda nasıl bir hayat sürdüğünü, her doğum gününde onu nasıl hatırladığını paylaştı. Kaybolduğu günün üzerinden uzun zaman geçmişti. İkisi de artık eskisi gibi değildi. Ancak aralarındaki bağ hâlâ oradaydı. Bir süre sonra Derya, annesiyle daha fazla vakit geçirmeye başladı. Aylar içinde yeniden birlikte yaşamaya karar verdiler. İlk günlerde birbirlerine alışmaları kolay olmadı. Annesi, Derya’yı korumak için sürekli yanında olmak istiyor; Derya ise kendi hayatını yeniden kurmaya çalışıyordu. Zamanla birlikte kahvaltı etmeye, eski fotoğrağraflara bakmaya ve geçmişten hikâyeler anlatmaya başladılar. Bir sabah Derya gülümseyerek annesine takıldı: “Anne, bana hâlâ 18 yaşındaymışım gibi davranıyorsun.” Annesi kızının elini tuttu ve gülümsedi. “Seni en son o yaşta gördüm. Benim için zaman sanki o gün durmuştu.” Derya başını annesinin omzuna yasladı. “Artık buradayım anne. Bir yere gitmiyorum.” Annesinin yıllardır duymayı beklediği cümle işte buydu. Kızının Odasını Yıllar Sonra Değiştirdi Derya’nın yeniden hayatına girmesiyle annesi de yıllardır içinde taşıdığı bekleyişi yavaş yavaş geride bırakmaya başladı. Bir gün kızının odasına girdi. Masanın üzerindeki eski defterlere, dolabındaki eşyalara ve geçmişten kalan fotoğraflara baktı. Ardından odasını yeniden düzenlemeye karar verdi. Yıllardır dokunmadığı eşyaların bir kısmını kaldırdı, odayı yeniden hazırladı. Ancak kızının en sevdiği mavi elbiseyi sakladı. Çünkü artık o oda, kayıp birini bekleyen sessiz bir yer değildi. Yıllarca süren özlemin ardından yeniden kurulan bir hayatın başlangıcıydı.Derya’nın kaybolduğu gün annesinin dünyası durmuştu. Yeniden karşılaştıkları gün ise hayatın, en uzun bekleyişlerden sonra bile yeni bir sayfa açabileceğini anladı. Bazen yıllar boyunca cevabını aradığımız soruların karşılığı tek bir kelimede saklıdır. Bu anne için o kelime şuydu: “Anne…”

İlginizi Çekebilir

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?