Köy yolunun kenarına her zamanki gibi küçük tahta kasamı koydum
Sabahın ayanı kemiklerime işlediğinde henüz horozlar bile tam susmamıştı. Toprağın üstune düşen çig, ayağımın altındaki çankları ıslatıyordu. Her sabah olduğu gibi yine erkenden kalkmą, tandırda ilk parça ekmek stmış, sonra bahçeye inmiştim. Domatesleri tek tek seçerken, biberlerin çürügünü ayınırken içimde tarif edemediğim bir sıkıntı vardı. Sanki bugün, sıradan bir gün olmayacaktı. Ben Hatice’yim. Bu koyde … Devamını oku