Gündemar Araştırma'nın ilk ölçümünde herhangi bir bölünme yaşanmadığı ve mevcut şartların devam ettiği varsayıldı. Bu standart senaryoda AKP yüzde 31,20 oy oranıyla sandıktan birinci parti olarak çıkıyor.
İktidar partisini sırasıyla CHP ve DEM Parti izliyor. Ortaya çıkan bu ilk veri, seçmenin mevcut siyasi yelpazedeki sabit konumunu yansıtıyor.
Anketin asıl çarpıcı sonucu ise ikinci senaryonun seçmene sorulmasıyla ortaya çıktı. Katılımcılara, "Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başında kaldığı; Özel, İmamoğlu ve Yavaş'ın ayrılarak yeni bir siyasi hareket başlattığı" durum yöneltildi.
Bu varsayımda seçmen tercihlerinde radikal bir kırılma yaşandı. Yeni kurulacak parti yüzde 34,92'lik oy oranıyla anketin zirvesine yerleşti. Bu senaryoda AKP'nin oyları yüzde 30,46'ya gerileyerek iktidar partisini ikinci sıraya itti.
Olası bir ayrılık durumunda en büyük darbeyi ana muhalefet partisinin aldığı görüldü. Kılıçdaroğlu liderliğinde seçime girmesi varsayılan CHP'nin oy oranı yüzde 4,32'ye çakıldı. Bu keskin düşüş, asırlık partiyi siyasi sıralamada 7'nci sıraya kadar geriletiyor.
Etki Analizi: Seçmen Ne Mesaj Veriyor?
Ortaya çıkan bu tablo, muhalif seçmenin kurumsal parti aidiyetinden ziyade "kazanacak aday" ve "güçlü figür" etrafında kenetlenmeye hazır olduğunu gösteriyor. İmamoğlu ve Yavaş'ın yerel yönetimlerde kazandığı popülarite ile Özel'in temsil ettiği değişim söyleminin birleşmesi, sahada iktidar partisini aşabilecek bir karşılık buluyor.
Bundan Sonra Ne Olacak?
CHP içinde yaşanan hukuki tartışmalar ve liderlik krizleri şimdilik resmi bir bölünme adımıyla sonuçlanmamış olsa da, bu tür saha araştırmalarının sonuçları Ankara'daki siyaset mühendisliklerini doğrudan etkiliyor. Önümüzdeki günlerde muhalefet cephesindeki iç dinamiklerin, anketlerin gösterdiği bu "alternatif güç" potansiyeli üzerinden yeniden şekillenmesi ve tartışılması bekleniyor.