Erbakan’dan

SPONSORLU REKLAM

Gazze’de yaşanan insani dram karşısında Ankara’nın sessiz kaldığını savunan Erbakan, Türkiye’nin uluslararası arenada etkisiz bir konuma sürüklendiğini söyledi. Erbakan, 2026 yılının ilkbaharında milletin yeniden sandık başına gitmesi gerektiğini dile getirdi. Partisinin Çorum 3. Olağan Kongresi’nde konuşan Erbakan, hükümete ağır eleştiriler yöneltti. Ekonomik krizin vatandaşın hayatını her geçen gün zorlaştırdığını belirten Erbakan, dış politikada da pasif bir görüntü çizildiğini ifade etti. Gazze’ye insani yardım ulaştırılamamasını sert sözlerle eleştirerek, “Bir dilim ekmekle bir damla suyu bile ulaştıramayan bir iktidarla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.  Erbakan konuşmasında, İspanya’nın Gazze’ye paraşütle yardım göndermesini ve İsrail’e karşı ticari kısıtlamalar getirmesini örnek göstererek, Türkiye’nin bu süreçte yetersiz kaldığını savundu. Kürecik ve İncirlik üslerinin kapatılması gerektiğini vurgulayan Erbakan, ayrıca Azerbaycan petrolünün İsrail’e ulaşmasının da engellenmesi çağrısında bulundu.  Konuşmasının sonunda erken seçim çağrısı yapan Erbakan, “Bu iktidarın millete yapacağı en büyük iyilik, 2026 yılının ilkbaharında erken seçim sandığını milletin önüne koymaktır” dedi. Erbakan, Milli Görüş’ün iktidara gelmesiyle Türkiye’nin yeniden adaletli ve güçlü bir yönetimle tanışacağını iddia etti.  Fatih Erbakan şunları söyledi:
Sadece ekonomik sıkıntılar mı? Keşke öyle olsa. Bir de dış politikadaki yarayan kanamız Gazze ile ilgili ortada durumları hepimizin malumudur. Attıkları adımlar diyemeyeceğim çünkü hiçbir adım atmadıkları için atmadıkları adımlar ortadadır diyeceğim. Gazzeli kardeşlerimizi maalesef kaderleriyle başa bıraktılar. Bu kadar Türk Silahlı Kuvvetlerimiz var. Bu kadar helikopterimiz, tankımız, uçağımız, İHA’larımız, SİHA’larımız var. Bu kadar gücümüz var. Hani bölgesel güç olmuştuk. Hani dünyada sözü geçen ülke olmuştuk. O Gazzeli kardeşlerimize bir dilim ekmekle bir damla suyu dahi ulaştırmaktan aciz bir iktidarla karşı karşıyayız. Oysa ki bugün beğenmediğimiz Elin Hıristiyan İspanya hükümeti, İspanya devleti paraşütlerle yardım malzemesi atıyor. Gazze’ye paraşütlerle temel ihtiyaç maddelerini atıyor, ulaştırıyor. İspanya'da NATO üyesi ama ne Amerika'dan çekiniyor ne İsrail'den çekiniyor. Ama biz bir damla suyla ekmeği bile ulaştırmaktan aciz durumdayız. İspanya İsrail'e dolaylı yoldan ticareti de yasaklıyor. Başka bir ülkeden kalkıp da İsrail'e gidecek geminin İspanya limanına uğramasını dahi yasaklıyor. Türkiye bu yasağı daha geçtiğimiz hafta bu kadar katliamdan sonra 2 buçuk senenin sonunda bu yasağı daha yeni getiriyor. Neden çekiniyorsun? Neden korkuyorsunuz? İspanya kadar neden olamıyorsun? Biz bugüne kadar yeniden Refah Partisi olarak en gür sadayla haykırdık. Ya dedik şu İsrail, siyonist İsrail'i İran füzelerine karşı korumak üzere kurulmuş olan kürecik radar üstünü kapatın. Elin katil Siyonistlerini korumak bize mi kaldı Allah aşkına dedik. Ama maalesef hükümetten tık yok. İsrail televizyonlarında haberciler, yorumcular geçtiğimiz ay bunu açık açık ifade etti. Neyse ki dediler, Türkiye'de Malatya'da kürecik üssü var. Kürecik üssün sağladığı istihbarat sayesinde İran'ın füze saldırıları yeteri kadar etkili olamadı dedi. Bize mi düştü katil Siyonistleri korumak Şehit kanıyla alınmış bu topraklarda İsrail'i koruyacak radar üstünün ne işi var Allah aşkına? Yine bu katliama en büyük desteği veren ilk günden itibaren İsrail'in arkasında duran Amerika'nın İncirlik üstünü kapatın dedik ama bizim hükümetimizde maalesef tık yok. Yine biraz önce de il başkanımız da ifade etti. Bu Azerbaycan petrolün Türkiye üzerinden İsrail'e gitmesini engelleyin dedi. Bakü, Tiflis, Ceyhan Petrol boru hattı üzerinden Azerbaycan petrolü halen daha İsrail'e gitmeye devam ediyor. Bu petrol boru hattını kapatın dedik. Bizim hükümetimizde tık yok. Ve yine 7 Ekim saldırıları başladığı andan itibaren mecliste de bunu önerge olarak verdik. Türk Silahlı Kuvvetleri refakatinde bir yardım koridoru açın. Deniz yoluyla, hava yoluyla nasıl yapacaksak yapalım bir yardım koridoru ulaştıralım. En azından temel ihtiyaç maddelerini, gıda maddelerini oradaki kardeşlerimize ulaştıralım dedik. Ama maalesef bizim hükümetimizde tık yok. İspanya kadar inisiyatif alamayan, dişe dokunur bir adım atamayan bir iktidarla karşı karşıyaydık.  Bakınız Hollanda'da hükümet kabine İsrail'e ek yaptırımları onaylamadığı için 9 tane Hollandalı bakan kabineden istifa etti. Bir Hollanda kadar inisiyatif alamayan bir iktidarla karşı karşıyayız. Kimsenin artık ciddiye almadığı hamasi nutuklar, kınama mesajları ve lanetlemeler dışında hiçbir somut adım atılmıyor. Buradan iktidara soruyorum. Kapalı kapılar arkasında verdiğiniz sözler mi var? Kapalı kapılar arkasında şantaja mı maruz kalıyorsunuz? Neden korkuyorsunuz? Neden çekiniyorsunuz? Neden hiçbir somut adım atmıyorsunuz? Neden sadece hamasi nutuklarla ve lanetlemeyle yetiniyorsunuz? Tarihe Gazze konusunda hiçbir somut adım atmayan bir iktidar olarak geçeceksiniz. Bu kara leke size dünyada da ahirette de yeter de artar bilir. Yazık. Gerçekten de çok yazık. Millet olarak yıllardır sorunlarımıza çözüm bekliyorduk. Ancak çözümün adresi olması gereken iktidar tam tersine çözüm olmak yerine sorunların kaynağı haline geldi. Türkiye'de işler iyi gitmiyor, iyiye de gitmiyor. Bu noktada bu iktidarın ne dış politikada ne ekonomide bu milleti artık feraha çıkartması mümkün değil. Bu milleti maddi ve manevi sıkıntılarından kurtarabilmesi mümkün değildir. Bu iktidarın, bu hükümetin bundan sonra millete yapacağı en büyük iyilik 2026 yılı ilkbaharında erken seçim sandığını milletin önüne koymaktır. Bunu da açıkça ifade ediyorum. 2026 ilkbaharında sandığı milletin önüne getirin. Bu aziz millet milli görüşü yeniden refah iktidar yapsın. O zaman bakın görün ülke nasıl yönetiliyor, ekonomi nasıl yönetiliyor, dış politika nasıl yönetiliyor hep birlikte görelim Allah'ın izniyle.

Kaynak: Yeniçağ Gazetesi