Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üniversite diplomasına yönelik uzun yıllardır gündeme getirilen iddialar, bir kez daha ülke gündeminin üst sıralarına yerleşti. Özellikle sosyal medya ve muhalif çevrelerde sıkça dile getirilen “diploma yok” veya “sahte diploma” tartışmaları, bu kez Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ın TV100 ekranlarında yaptığı çarpıcı açıklamalarla yeni bir boyut kazandı.Prof. Dr. Aydın Ayaydın, konuya ilişkin en yetkin isimlerden biri olarak kabul ediliyor. Çünkü kendisi, Erdoğan’ın öğrenci olduğu dönemde aynı fakültede eğitim görmüş, ardından da asistanlık yapmış bir akademisyen. TV100’de Hande Aydemir’in sorularını yanıtlayan Ayaydın, iddialara çok net ve kişisel tanıklığına dayanan bir yanıt verdi.Ayaydın, “Erdoğan’ın derslerine 4 yıl boyunca ben girdim, sınavlarını ben yaptım” diyerek konuya doğrudan tanıklık ettiğini vurguladı. Aynı okulda öğrenci ve daha sonra asistan olarak bulunduğunu belirten Ayaydın, diplomanın sahte olduğu yönündeki tüm söylemlerin tamamen asılsız olduğunu ifade etti. Ayaydın’ın açıklamalarına göre tartışmanın önemli bir kısmı, üniversitenin isim değişikliğinden kaynaklanıyor. Erdoğan’ın mezun olduğu dönemde okul, İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ne bağlı Ticari Bilimler Fakültesi idi. 1982 yılında YÖK yasasıyla birlikte bu kurum Marmara Üniversitesi’ne dönüştü. Dolayısıyla diplomada yer alan isim ve imzalar, mezuniyetten birkaç yıl sonra düzenlenen resmî belgenin dönemin şartlarına göre hazırlandığını gösteriyor. Ayaydın, kendi diplomasının da mezuniyetinden 5 yıl sonra verildiğini örnek göstererek bu uygulamanın standart olduğunu belirtti.Ayrıca Ayaydın, daha önce CHP milletvekiliyken de Meclis kürsüsünde aynı konuyu gündeme getirdiğini ve iddiaların gerçeği yansıtmadığını defalarca dile getirdiğini hatırlattı. Ona göre bu tartışmalar, akademik veya hukuki bir zeminden ziyade siyasi bir yıpratma aracı olarak kullanılıyor.Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ın bu açıklamaları, diploma polemiğine önemli bir tanıklık boyutu ekliyor. Uzun yıllar aynı ortamda bulunmuş bir akademisyenin “bizzat gördüm, derslerine girdim, sınavlarını yaptım” demesi, iddialara karşı somut bir cevap niteliği taşıyor. Peki bu tartışma neden bitmek bilmiyor? Siyasi rekabetin dozunun arttığı dönemlerde geçmişe dönük böyle konuların yeniden ısıtılması, kamuoyunda kutuplaşmayı derinleştiren bir etki yaratıyor. Ancak Ayaydın gibi olayın içinde yer almış isimlerin yaptığı açıklamalar, konunun aydınlatılması açısından kritik önem taşıyor.Konunun detayları ve Ayaydın’ın TV100’de yaptığı tüm açıklamalar için ilgili haberleri inceleyebilirsiniz. Bu açıklamalar, yıllardır süren diploma tartışmasına akademik bir tanıklığın perspektifinden ışık tutuyor.
Devamını okumak için diğer sayfaya gecebilriisnz
